SON MEKTUP
Emel’im,
“Kaldı İşte,
Kaldı işte;
Çayımız bardakta,
Çocukluğumuz sokaklarda,
Mutluluğumuz kursağımızda,
Sevdiklerimiz uzaklarda,
Gülüşlerimiz fotoğraflarda.”
(Deniz
Yılmaz YAKUT ya da Nazım HİKMET)
Seninle ilgili ne yazabilirim diye düşündüm…
Seni hiç tanımadığımı fark ettim.
Oysa seni, ilk gördüğümde nasılda tanıdık gelmiştin; hatta
sordum:
“95-96 yıllarında Erzurum’da öğretmenlik yaptın mı?”
Erzurum’a hiç gitmediğini, söyledin.
Ne kadar tanıdık gelmiştin… Oysa…
Aslında…
Hangi şairi ya da yazarı sevdiğini,
Hangi şarkıyı bağıra çağıra söylediğini,
Hangi şarkı sözünde hüzünlendiğini,
Bilmeden…
Seni tanıdığımı düşünmek,
Ne büyük gafletti…
İşte, o an her şeyin yarım kaldığını anladım.
“Her şey Yarım Kaldı
Her şey yarım kaldı bu şehirde,
Bir akşam vakti gibi,
Bir gülümseme gibi dudaklarda.
Bir aşk yarım kaldı mesela,
Gecenin tam ortasında
Bir şarkı çalmadı sonuna kadar,
Bir şiir bitmedi.
Gitmeler tam gidiş olmadı
Ve dönmeler hiç gelmedi.
Gökler birini bekledi hep
Ve eller boş kaldı.
Ve…
Ve en çok da sevmeler yarım kaldı.
(Ahmet
Selçuk İLKAN)
Yağmur
Kızımız İçin….
Sevgilerimle…
Demet
Yorumlar
Yorum Gönder