BİR PAZAR SABAHI KLASİĞİ...CAN PARÇAMA DOĞUM GÜNÜ ARMAĞANIM;)

 



BİR PAZAR SABAHI KLASİĞİ...

KAHVALTI HAZIRLARKEN; CAN PARÇAMA DOĞUM GÜNÜ ARMAĞANIM;)

Haftanın son günü,

Bir Pazar sabahı,

Pazar sabahı klasiği,

Günün en güzel öğünü; Kahvaltı,

 

Can parçalarımın sevdiği kahvaltılıkları hazırlamak,

Sevdiklerin uyanmadan hazırlanan kahvaltı masası,

Kahvaltı masasında sevdiklerinle yapılan uzun sohbetler,

 

Çocukluk anılarını; anne babandan dinlemek…

Onların çocukluklarını; onlardan dinlemek…

Anneanne ve babaannenin; anne ve babanla olan anılarını dinlemek…

Dedenin ve büyükbabaların; gençliklerini dinlemek…

 

Gün geliyor;

Bu sefer sen çocuklarına; çocukluk anılarını anlatıyorsun…

Onlar merak ediyorlar;

Dedelerini, anneannelerini ve babaannelerinin; çocukluk anılarını…

 

Bu sabah kahvaltıyı hazırlarken;

Masaya önceden hazırladığım kahvaltılığı; kırmızıbiber salçasının kavanozunu bırakırken…

 

Çocukluk yıllarımı hatırladım;

Yazları annemin memleketi; Bursa’ya oradan da doğduğu köyüne: Çalı’ya giderdik…

“Rahmetli anneannem bahçesinden topladığı domateslerle, bahçede yaktığı ateşte kazanda kaynattığı domates salçasını kavanozlara doldurur, kışa hazırlık yapardı…

Bizim Bursa’dan ayrılma vaktimiz geldiğinde; kışın yeriz diye bizlere verirdi… “


Bu düşüncelerle sofrayı hazırlarken;

Fırından aldığım, tereyağı sürüp kızarttığım; ekşi mayalı ekmeğin kokusu da eve dolmaya başladı…

Bu koku da beni,

Karadeniz’in Rize ilinin, Çamlıhemşin ilçesinin, Şenyuva köyüne gelin olduğum yıllara götürdü…

Bindokuzyüzdoksandört, yılının Ekim ayında dünyaya gelen can parçamın doğduğu yıllara…

 

Eşimin doğduğu; dede evine gittiğimizde,

Can parçam, her zaman olduğu gibi çok erkenden uyandığından; henüz kimse uyanmamış, hayatta (odaların kapısının açıldığı, büyük bir oda) ve odalarda hiç ses seda yokken, oğlumla merdivenlerden aşağıya inerdik…

Merdivenlerden aşağıya inip,  ocaklığa (mutfağa) gelince; her zaman ki gibi rahmetli kayınpederim çoktan kuzineyi yakmış olurdu: kuzinede yanan odunların çıtırtısı ve kukmalarda (su güğümü) kaynayan suyun sesi, bazen kaynarken kuzinenin üstüne düşen, su damlacıklarının çıkarttığı cızırtı sesi ve damlaların bir anda yok oluşunu düşünürken…

 

Ocaktaki çay suyu da kaynamaya başlamıştı…

 

Birkaç yıl sonra dedesini kaybeden eşimle, baba evine gittiğimizde erkenci kuşlar olarak, oğlumla erkenden kalkıp ocaklığa indiğimizde kayınpederim ekmek hamuru yoğurup, fırına verirken oğlum sobaya odun atar, odun atılan yerdeki kapağın açık kısmından ateşi izlerdi… 

 Yavaş yavaş pişmeye başlayan ekmek kokusu eve odalara yayılmaya başlar, kapılar teker teker açılarak uyananlar, ocaklığa gelir; o sırada kayınpederimin yüzünde ki mutluluğu görmek, bana uykusuzluğumu unuttururdu…

Bazı sabahları kuzinede ekmek dilimlerini kızartırdık, daha sofraya bırakmadan tepside kapış kapış gider, ikinci tepsiyi sabırsızlıkla beklerdik…

 

Güzel günlerdi…

 


Bu Pazar sabahı da, ekmek kokusunu alarak odadan mutfağa gelen eşimle; kahvaltı yaparken…

O günleri konuştuk…

 

Rahmetli Ali dedesini anlattı; gençken Batum’a çalışmaya gidiyor. O dönemde orada fırınlarda çalışıyor, sonrada kendi fırını açıp çalıştırıyor… Bolşevik isyanı çıkınca tekrar memleketine dönüyor. Burada pastahanelerinde çocuklarıyla birlikte çalışıyorlar…

 

Çocuk olmak…

Anne baba olmak…

Anneanne babaanne olmak…

Dede büyükbaba olmak…

Aile olmak…

SEVGİLERİMLE…

Sizlerde güzel anılarınızı paylaşacağınız, kahvaltı sofralarınızda sevdiklerinizle yemek için alternatifler arıyorsanız, tarifi benden gelsin…

 


Kahvaltılık Kırmızıbiber Salçası

Malzemeler

2 kilo kırmızıbiber (kapya biber)

4-5 diş sarımsak

Yarım çay bardağı zeytinyağı

1 tatlı kaşığı tuz

2-3 tane kesme şeker

 

Yapılışı

*Kırmızıbiberleri yıkayıp, süzdükten sonra, tohumunu çıkartıp, irili ufaklı doğruyoruz.

*Sonra bunları robottan geçirip, sıvıyağı döktüğümüz tencereye alıyoruz.

*Sarmısakların kabuklarını soyup, bunları da robottan geçirip, tenceremize alıyoruz.

*Tuz ve tozşekeri ilave edip, ocakta kaynamaya bırakıyoruz.

*Kaynamaya başlayınca ocağın altını kısıp, suyunu çekene kadar pişiriyoruz.

* Piştikten sonra kavanozlara doldurup, soğuyunca buzdolabına bırakıyoruz.

 

Not: Kendi suyunu verdiği için su ilave etmiyoruz. Kendi suyu fazla çıkarsa kapağını açık kaynatıyoruz ki suyunu çeksin.

Servis Önerisi: Beyaz peynir çeşitleriyle çok güzel oluyor… 

 

Yapanlara Şimdiden… Kolay Gelsin…   


Yorumlar

Popüler Yayınlar