SEN ONYEDİ YAŞIMSIN...

"Hayatımızda ki İlkler"

Blog yazıları yazmaya; karar verdiğim zaman...

Genç kızken her ay aldığım ve çıkmasını sabırsızlıkla beklediğim: aylık dergiler gibi, 

Her ayın ilk günü yazı yazmaya; karar verdiğim zaman...

Bugünkü, yazımın konusunu da düşünmüşken...

Bir türlü bilgisayarımın başına geçipte yazamadım;  "Hayatımızda ki ilkler" yazımı...

Bunun nedeni evimizde yaptırdığımız; ufak tadilat mı? 

Yoksa bu tadilat için eşyaları toplarken dolaplardan çıkan; fotoğraflar, kitapların arasından çıkan küçük notlar mı?

Yaşarken hiç fark etmediğimiz, bazen bir şeyler hissettiğimiz,  bazen de aslında  bilsek de kendimize bile  itiraf edemediğimiz; o iç sesimizin bize fısıltı halinde cılız çıkan sesi ile söylemeye çalıştıkları...

Yoksa, yıllar sonra...

içinizde ki iç sesinizi de bastıramayan, elinizde ki gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalmak...

Zaman geçince çocuklarımızın gençlik yılları ile ilgili,  yeni şeyler öğrendiğim anda ki şaşkınlıkla... mı?

Bizim, o yıllarda ki tecrübesizliğimiz aklıma geldikçe, yaptığımız yanlışlıklar,  anne baba olarak ne gibi yaralar açtık çocuklarda... 

Açtık mı? 

Yoksa, Açmadık mı?

Bizde ki yaraların ne kadarını çocuklarımıza aktardık bilemiyorum...

En çokta dün akşam dolapları sökerken, dolabın altından çıkan Miraç Çağrı AKTAŞIN 

"Sen On Yedi Yaşımsın" adlı kitabı bu sabah okumaya başladığımda  bu düşüncelerle bütün gün dolaştım; durdum...

Kim bilir belki de önce kendi içimizde ki yaraları tamir etmeliyiz...

O yüzden "Hayatımızda ki ilkler" yazımı başka zamana bırakarak,  bugün sadece kendimle yüzleşmek; iç sesimi dinlemek... 

Beni hem yordu hemde içimde yeniden bir umut doğdu...

Kendi iç sesimle yolculuk yapmak yazı yazmama engel gibi gelse de bugün yazı yazamadığım ve kendime verdiğim sözü tutamadığım için kızsam da; beni ifade eden bir yazı oldu...

Kim bilir?  Belki sizlerde kendinizle ve iç sesinizle yüzleşmek istersiniz... 

SEVGİLERİMLE...



Yorumlar

Popüler Yayınlar