UNUTMAK... UNUTULMAK...
Unutmak …
Unutulmak…
Hayatın bize verdiği belki de bir
armağan: Unutmak …
Birkaç anı, birkaç saati,
birkaç günü, birkaç haftayı, birkaç ayı veya yılları; Unutmak …
Bugünü ve öncesinde
yaşadıklarımızı; Unutmak …
Bazen hayatımızda bizi üzen, yoran ve yüreğimizde
yaraya dönüşen şeyleri…
Unutmak …
Yola devam edebilmek için gerekli olabilir… Unutmak…
Ama !!!!!!!
Unutulmak…
Bazen de sizi en iyi tanıyan bilen kişiler
tarafından unutulmak…
Doğum günüm aralık ayının son
günlerine denk gelir…
Annem biz çocukları dünyaya geldiğinde o günün takvim yaprağını
kopartır; elinden düşürmediği Kuranı Kerim
arasına bırakırmış…
Yıllar geçip takvimler değişince; annem yeni takvimlerin
üzerine bizlerin, torunlarının doğum günlerini
işaretlerdi…
Sonraları bunu da bıraktı…Küçük
bir not defterine telefon numaralarımızı ve doğum
tarihlerimizi yazdı…
Defteri de çekmecenin içine
bıraktı… yıllar içinde …
Annem ve babam ilk defa bu
yıl (aslında artık geçen yıl oldu) doğum günümü
unuttular…
O her zaman arayan, nerede
olurlarsa olsunlar arayan, ilk kutlayan annem ve babam aramamışlardı; çünkü UNUTMUSLARDI…
Dört gün sonra aradıklarında
iyice yaslandık; diyordu… buruk bir sesle telefonun diğer ucunda ki babam
ve annem…
Unuttukları için üzgün
olduklarını sözcüklerinde, kurdukları cümlelerinde hissetmek …
Aslında aramadıkların da anlamıştım; hatırlamadıklarını… Unuttuklarını …
Bu beni daha çok üzmüştü….
Her şeyi UNUTMAYA başlamaları…
Bazen UNUTMAK, karşıdakilere acı veriyor; o güzel günleri hatırlayacak kimselerin zamanla kalmaması...
Yeni yılda, yeni başlangıçlar için yola koyulurken, bunları not almak mı?
Gerekir…
UNUTULMAMAK…
UNUTMAMAK…
Yorumlar
Yorum Gönder